Rekor üretimin ‘olumlu sinyalleri’ yansımaya başladı

Img

Mehmet Hanifi GÜLEL

Türkiye genelinde bu yıl yağışların son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaşması ile beraber hububat re­koltelerinde rekor bekleniyor. Buğday ve arpada yüksek rekolte beklentisinin ilk yansıması yem fiyatlarına oldu. Yem fiyat­larında son bir ayda 3 kez indirime gidildi ve toplam indirim oranı yüzde 8’i buldu. Önümüzdeki dönemde yüzde 5’lik bir in­dirim daha bekleniyor. Son 3 yıldır artış gösteren mısır silajı, yonca, saman ve süt yemi maliyetleri, hasat sezonu ile beraber düşüş göstermeye başladı.

Diğer yandan Ulusal Süt Konseyi, mayıs ayında 1 litre çiğ süt maliyetini 22 lira 18 kuruş olarak açık­larken, haziran ayında ise üretim maliyeti 1 lira 40 kuruş düşüş ile (%6,3) 20 lira 78 kuruşa geriledi. Yem fiyatların­daki bu düşüşün üretici­lerin giderlerine olum­lu etki oluşturması bek­leniyor. Böylece üretim maliyetlerindeki artışın bir nebze de olsa durması ile kamuoyunda sık sık gündeme gelen et ve sütteki fiyat ar­tışları bir süreliğine dizginlenecek.

Arpa fiyatları 4 bin lira geriledi

DÜNYA’ya özel açıklamalarda bulunan Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜR­KİYEM-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş, yem fiyatlarına son bir ayda üç kez indirim yaptıklarını belirte­rek, yüzde 2, yüzde 3 ve yüzde 3 şeklinde olmak üzere toplamda yüzde 8’e varan bir indirimin geldiğini söyledi. Bu indirimle­rin sebeplerinden birincisinin yağışların iyi geçmesiyle sezonda verimin çok iyi ol­masından kaynaklandığını kaydeden Ka­rakuş, ikincisinin ise buğdayda 25 mil­yon tona yakın ve arpada ise 10 milyon ton civarında rekor bir üretim öngörülmesi olduğunu iletti.

Geçen yılki kuraklık göz önüne alındığında bu yıl üretimin çok çok yüksek olduğunu bildiren Karakuş, “An­kara’da arpa biçim başladı ve geçen yılın neredeyse iki katına yakın verim var. Yüz­de 50 ile yüzde 100 arasında verim artışla­rı var. İyi bir rekolte geliyor ve 15 bin ile 16 bin lira olan arpanın tonu şu anda 12 bin li­ra seviyesine indi. Dolayısıyla biz ucuz al­dığımız zaman hemen serbest piyasa eko­nomisi çalıştı ve yem fiyatları düştü. Yem fiyatları yüzde 5 gibi bir miktar daha dü­şebilir ve bir ay sonra da sabitlenir” dedi.

Öte yandan Karakuş, geçmiş dönemler­de ‘yem fiyatları arttı, süt fiyatları da art­malı’ gibi söylemlerin yaşandığını, ancak bu yıl bu tür söylemlerin minimum konu­şulacağını ifade etti.

“Maliyetler 3 ay daha stabil gider”

Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmadan do­layı nakliye maliyetinin üzerlerinde çok fazla yük oluşturduğunu aktaran Kara­kuş, diğer maliyetlerin ise hepsinin aşağı yönlü indiğini bildirdi. Nakliye dışında­ki maliyetlerin temmuz, ağustos ve ey­lülün ortasına kadar böyle devam etme­sini beklediklerini dile getiren Karakuş, “Bu yıl arpada yem için ithalatın yapılma­sını beklemiyoruz. Tam tersi, ihracatın açılması için de talepte bulunduk. Karma yem ihracatının önündeki engellerin kal­dırılması gerekiyor. İhracat hangi üründe olursa olsun yasaklanması doğru değil. İhracatın yasaklanmasıyla pazarları kay­bediyoruz. Ondan sonra yeniden ithalatçı firmaya gidince ‘Ben senin yarın bir gün yasak yiyeceğini yemeyeceğini nereden bileyim’ diyor” diye konuştu.

Finansman maliyeti ürün almayı engelliyor

Bu yıl Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buğday, arpa ve mısır olarak 15 milyon tona yakın ürün almasını ön gördüğünü ifade eden M. Ülkü Karakuş, sanayicinin ürün almasının önündeki en büyük engelin ise finansman maliyeti olduğunu belirterek, “Faizlerin çok yüksek olmasından dolayı sanayiciler alımda çok iştahlı davranamıyor. Fakat bir şekilde ürün alacak. Türkiye yem sektörünün toplam kapasitesi 40 milyon ton, üretimimiz ise 30 milyon ton. 10 milyon kapasite boşluğumuz var. Son dönemde Türkiye geneli yem satışlarımızda bir düşüş yaşanıyor. Hayvan sayısının arttığı söyleniyor ama neye göre arttığını bilmiyoruz. Devletin 2028’in sonuna kadar uyguladığı bir politika var. Yurtdışından gelen hayvan, et ve besilik dananın, ithalatının sonlandırılacağı tarih 2028’in sonu olarak belirtiliyor. Bunun için iç piyasada damızlık üretiminin artırılması gibi birçok proje devreye alınıyor. Yani bu projelere verilen her türlü destek çok değerli” dedi.

yok

Author: Murat Doğan