Hemşireler, dünya genelindeki sağlık sistemlerinin bel kemiğini oluşturan en büyük profesyonel grubu temsil ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 7 Nisan 2026 tarihli verilerine göre, dünya genelinde 28 milyondan fazla hemşire aktif olarak görev yapmakta. Bu rakam, toplam sağlık iş gücünün neredeyse yüzde 59’unu kapsıyor. Türkiye’de de benzer bir durum söz konusu; Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, kamu ve özel sektörde 350 binin üzerinde hemşire hizmet vermekte. Hastanelerden aile sağlığı merkezlerine, yoğun bakım ünitelerinden koruyucu sağlık uygulamalarına kadar birçok alanda hemşireler kritik roller üstleniyor.
Ancak, bu kadar büyük ve etkili bir meslek grubunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsili oldukça yetersiz. Sağlık sisteminin belkemiğini oluşturan hemşirelerin karar alma süreçlerine katılamaması, ciddi bir eksiklik olarak öne çıkıyor.
Gelişmiş ülkelerde, sağlık politikalarının şekillendirilmesinde sahada çalışan profesyonellerin görüşleri büyük bir önem taşıyor. Çünkü bu kişiler, uygulamanın içinden gelen bilgilerle ihtiyaçları ve sorunları en iyi şekilde yansıtma kapasitesine sahip. Ancak, hemşirelerin temsilindeki eksiklik, saha deneyiminin yasalar ve politikalar üzerine yeterince yansıtılamamasına neden oluyor.
Türkiye’de yüz binlerce hemşirenin emeğiyle ayakta duran bir sağlık sisteminde, hemşirelerin yalnızca hizmet sunan değil, aynı zamanda karar verici konumunda da yer alması büyük önem taşıyor. Daha adil, gerçekçi ve sürdürülebilir sağlık politikalarının oluşturulabilmesi için bu büyük meslek grubunun mutlaka karar alma süreçlerinde güçlü bir şekilde temsil edilmesi gerekiyor.